Yemek İkramı Afrika Yardım Kardeşlik Payı
Sınırları Aşan Kardeşlik
Dünyanın bir ucunda bolluk ve refah yaşanırken, diğer ucunda milyonlarca insanın en temel hakkı olan bir kap sıcak yemeğe ulaşamaması, insanlığın ortak vicdan yarasıdır. Bu büyük yara, yalnızca bedensel bir açlığı değil; aynı zamanda umudun ve yaşama sevincinin de yavaş yavaş tükenmesini beraberinde getirir. Tam da bu noktada, gerçekleştirdiğimiz insani yardım çalışmaları ile mağduriyetlerin yaşandığı bölgelerde kalıcı muhabbet bağları kurmayı hedefledik.
Yemek ikramı çalışmalarımızın merkezinde; kuraklığın, iç çatışmaların ve kronik imkânsızlıkların pençesinde hayata tutunmaya çalışan Afrika kıtası başta olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi bölgeler yer aldı. Gittiğimiz her zorlu bölgede yalnızca bir tabak sıcak yemek sunmakla kalmadık; aynı zamanda oradaki kardeşlerimize unutulmadıklarını, yalnız bırakılmadıklarını ve büyük insanlık ailesinin kıymetli birer ferdi olduklarını derinden hissettirdik.
Bir çocuğun yüzünde filizlenen küçük bir tebessüm, bir annenin gözlerinde okunan o derin huzur, bizler için mesafeleri tamamen hükümsüz kıldı.
İkramın ve Yardımlaşmanın Dini Ehemmiyeti
Bizim medeniyetimiz ve köklü inancımız, komşusu açken tok yatmayı kesin bir dille reddeden, paylaşmayı ve dayanışmayı hayatın tam merkezine koyan ulvi bir anlayış üzerine inşa edilmiştir. İbadetlerimizin ve ahlaki değerlerimizin en zarif tezahürlerinden biri de hiç şüphesiz yemek yedirmek ve muhtaçlara ikramda bulunmaktır. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, iyiliğe ve cennete ulaşan müminlerin vasıfları sayılırken bu durum açıkça beyan edilmektedir:
“Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.”— İnsan Suresi, 8. Ayet
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ise İslam’ın en hayırlı amellerini soran bir sahabeye, “Yemek yedirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selam vermendir” buyurarak ikramda bulunmanın, toplumsal bağları ve muhabbeti kuvvetlendiren en güçlü köprü olduğunu bizlere müjdelemiştir.
Serhat Derneği, gücünü ve motivasyonunu işte bu köklü inanç ve dini hassasiyetlerden almaktadır. Bizler, sofrasına sıcak bir aş ulaştırdığımız her mazlumun dert ortağı olmayı, inancımızın omuzlarımıza yüklediği mukaddes bir emanet olarak gördük. Küresel ölçekte yaşanan bu gıda krizlerinin ve kronik açlık sorunlarının önüne geçebilmek adına yardımlaşma ağımızı her geçen gün daha da genişlettik.
Sıkça Sorulan Sorular
Yemek ikramları kimlere ulaştırıldı?
Yemeklerin hijyen ve kalitesi kontrol edildi mi?
